25 Nisan 2012 Çarşamba

..

.
... GİTMELİYİM
.
zamanı gelmişti, pılımı pırtımı toparlayıp gitmemin
hırçındı mizacım ve nar çatlağınca derindi yüzümdeki çizgiler
"acıtıyor, gitmelisin" dedi serseri
"dağınıklığını toparla, ardından laf etmesinler"
gitmek zordu,
bir an kendi ardımdan baktım toplanırken

mendilimle sildim gözyaşlarımı
gidişimi düşledim geride kalanların gözlerinden
"ağlama" dedi serseri "onlar kolay unuturlar,
unutamayan sen olursun hep geride kalanları"

kader, kısmet demişti biri, aklımda kalan bu iki kelime
bezgince tekrarladım "kader, kısmet"
kapatırken kapımı yüzüne
heybemi omuzladım.

...

bilinmeyene yolculuktu
ürküten gölgeleriyle sır yüklü ormanın patikaları
güneşin yollarına saptım, insanlara uzaklara, ağır ağır
"unut" dedi, "gör ki önünde bambaşka dünya"..

yürüdüm
tatlı ürpertilerle salınan çiçeklerin İlkbahar çayırlarına
elimle okşadım geçerken, biliyorum hepsi "aradığım sevgilinin"
gülen yüzleri, onun 
pembe beyaz kırmızı mor, her renk
"papatyalar, gelincikler, hercai menekşeler, laleler
kantaron sarısı"  bulamacı gülüşün..  

göçmen kuşların cıvıltılarınaydı o solgun neş'em
avare ve deli,
bir yaz mavisine doğru yitip
gittim.




Zafer D





Hiç yorum yok: