19 Eylül 2009 Cumartesi

Necla..

.

..... Eskiden Bakırköy'de evimiz vardı(hâlâ var).Ablam oturuyordu ve ben oraya sık giderdim.Bakırköy İstasyon Meydanından son durak otobüsleri kalkar Mecidiyeköy'e.Otobüs beklerken durakta iki genç kız gördüm.Çevreyle fazla ilgilenmiyorlar fazlaca hareketliydiler.Birbirlerini yanaklarından sıkça öpüyorlar.Biri epeyce uzun boyluydu diğeri ise kısa.Kısa boylu olan otobüse bindi cam kenarına oturdu(sanırım Bahçelievlere gidiyordu).Bulunduğum duraktan onları izliyorum.Sanki iki aşık gibiler,uzun kızcağız aşağıdan pencereye atlıyor sık sık.Ellerini pencerede biri içeriden diğeri dışarıdan birleştiriyor,arada cama öpücükler atıyorlar.Gerçekten abartılı fakat bir o kadar da hoş bir görüntü.Sanki diğer kız tren istasyonundan başka şehre gidiyor,son görüşmeleri uzaklara birini yolculamak gibi..Ve birden birşeyi farkedemediğimi gördüm.Bütün bu abartı ve çoşkulu sevgi gösterilerinde tek bir ses dahi yoktu.O zaman anladım ki bu iki genç kız sağır (ve dolayısıyla dilsiz).O sessiz kendi dünyaları içinde bu saf ve temiz kardeşten öte çırpınış gözlerimi yaşartmıştı.Diğer insanlardan farklıydılar ve bu ortak farklılıklarının yakınlığı her akşam aynı yolculama ve sevgi çırpınışlarına yol açan üzücü bir kendini paralamayla saatlik ayrılığa bile dayanamama hali ortaya koyuyor olmalıydı.
..... Her şakada yarı gerçek payı vardır.Bir an bana söylediğin şeyde gerçek payılık olabileceğini düşündüm(4 yıldır seni hiç görmediğim için).Eğer öyleyse bunun benim için zerrece itici yönü yok.Bu tür bir (sence)eksiklik tam tersi sana, şahit olduğum bu olayda olduğu gibi ancak kişinin dikkatle süzebildiği takdirde, kişiliğine olağanüstü artılar yükleyebilir,insani olgunluğunu üst düzeylere taşır.Böyle bir engelin varsa bunu kompleks haline getirmeni istemiyorum çünkü benim için hiçbir önemi yok,bunu bilmeni isterim. Nice sağlam görünenlerde nice vahim eksiklikler varken..Sevgiler
.
.
....................................................................... yazışmalarımdan....
......................................................................... 19 Eylül,15.01
.
.

17 Eylül 2009 Perşembe

Ve o bir hayalet şimdi..

.
.....
Patric Shwayze vefat etti. Üzgünüm.. . Ölüm nasılsa bulacak bizi birgün,nerede ve nasıl bilinmez ama mutlak bulacak. .
..... Azrail'i hiç bir zaman elinde tırpan,korkunç giysileriyle kapşonlu, gölgelerdeki yüzüyle ürkünç bir varlık olarak düşünmedim. Tam tersi başka bir dünyaya geçmenin şaşkınlığıyla yönünü bulamamanın telaşındaki bizleri elinden tutan karşılayıcı,kibarlığıyla yol gösterici, danışma bankosunun gerisindeki o şık giysileri ve güleç yüzündeki sıcak tebessümüyle halkla ilişkiler duayeni bir zat kafamda şekillenen.. . Dilerim bu seyahatinde ona, böylesi güzel bir filmde rol alan insana bütün sevecenliğiyle yol gösterici olmuştur.. . Allah'tan rahmet, . yattığı yer cennet olsun diliyorum.. . Teşekkürler Patric Shwayze,bu ruhsuz dünyada "inadına" aşk denilen duygunun ne işe yaradığını bize bir defa daha anlattığın için.. . Yaşadığım sürece seni hiç bir zaman unutmayacağım !
.
.

10 Eylül 2009 Perşembe

Heyy çocukkk.. GEL OYNAYALIMM :))

.


.
..... Yazlık bahçesinden, . yeğenim Asya'nın cücesi.. . Kulakların çınlıyor mu küçük prenses? . Aklımızdasın. . Sevgiler

.

1 Eylül 2009 Salı

Doğu Kültüründen bir çiçek ..GÜL HATMİ !.. :)

.
.
.....
Veya Japon ya da Çin Gülü deniyor. Yazlık bahçesinde şu sıralar açmaya başladı.Üç metre kadar boylanabiliyor.Daha geniş bilgi için aşağıda vereceğim link adresi üstüne tıklayınız :)

http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=1707
.



.
...................
.
.
..........................................
.
.
.................
.
.
Burada da o şiir'de üstüne devrileyim dediğim GÖLGEMİ görüyorsunuz.Resim çekerken silûetim çime düşünce dikkatimi çekti.Ben devrilince önce gölgeme dolayısı ile çime düşeceğim demek. . "Yaa bak hiç bunu hesaba katmamıştım yafu benNN ".. (Şaka diyorum,sahi mi sandın?) . :))

.
.