28 Aralık 2016 Çarşamba

UZAK, UZAKSIN !


elimde telefon,
telimde postan
maziye nazire, eskilerin dediği
'yolu gözlenen' mektupların uzağındayız
sevgili !
vitrinler, cicili bicili

ışıltılı
hayatın, başka 
uğraşlarına kaptırılmış
hırsların
uzak aşılmazlıkları
ördüğün, bir bir 
aramıza..

"bir kızıl goncaya benzer dudağın"
05:40
z.d.


21 Aralık 2016 Çarşamba

Oy oy


ana'm

yaş ilerledikçe, 
umutsuzluğa kapılmak mı? 
yoksa, hayatı tüm renkleriyle
içime çekip, yiyip bitirip
tüketmiş olduğumun 
hissine kapılmanın tükenmişliği midir? 
nedir? 
bilemiyorum?

gelecek deyip (de)
olamayan rüyaların-hayallerin
bitişenden midir? 

YooOO.. 
hayır, bas'
bayağı hayata 
tembelliğe iyice alışmaktan 
YAZAMIYORUMMMMM   :)))

saat: 04.14
z.d.


19 Kasım 2016 Cumartesi

O çok yaşlandı :(


Siyam Prensesimiz çok yaşlandı, 90 yaşına merdiven dayadı; arka bacakları eskisi gibi değil. Su gibi uzun ömrü olsun dilerim...!


video



13 Kasım 2016 Pazar

...

Yavaşça düşüyor..




seni tanımıyorum, ama istiyorum. 
hem de her şeyden öte. 
sözler düşer üzerime ve 
kandırırlar beni. 
ve ben karşı koyamam. 
ve yüklediğimiz değeri 
aşmayan oyunlar… 
biter kendi hallerinde sessizce. 
.. 
kurtarsan şu batan gemiyi, 
çevirsen limana doğru. 
hiçbir şey için geç değil. 
yükselt umut dolu sesini. 
seçim hep senindi. 
gerçekleştirdin işte şimdi
.. 
beni tanıyan gözler, 
kapanır usulca. kalır, 
geri dönemem. 
beni alıp götüren anlar, 
siler beni hayattan. 
ve karanlığa gömülürüm. 
yeter çektiğin acılar ve 
kendinle olan savaşın. 
bu sefer kazanma zamanı. 
..
kurtarsan şu batan gemiyi, 
çevirsen limana doğru. 
hiçbir şey için geç değil. 
yükselt umut dolu sesini. 
seçim hep senindi. 
gerçekleştirdin işte şimdi. 
.. 
kurtarsan şu batan gemiyi, 
çevirsen limana doğru. 
hiçbir şey için geç değil. 
yükselt umut dolu sesini. 
seçim hep senindi, 
gerçekleştirdin işte şimdi. 
azalır usulca, 
ses ver şarkımıza. 
ben de söyleyeceğim seninle… 
çağır beni, söyleyeceğim seninle. 


29 Eylül 2016 Perşembe

HAYATA İLGİSİZ !

..


ilgi bağlacı 
-ki-
dedi ki: Hayata
ilgisini, kaybetmeye mahkum, 
prangalandığımız rutin görevlere zincirlidir 
şu yaşam 
Ki -deyince- durmalı,(öyle ki)
duyguların, 
sıralanır örselenmiş-kırık vagonları, ağır 
ağırı-ağırı çekmeye yürek dayanmaz, 
oflayarak can çekişe sürüne 
monoton, rutin çetrefil yollarda; 
can, kan-pas aksırır buram buram şimendifer. 
kamçılanmış hırçın, yoldaş atların 
yokuş ortası yorgunluğunca, ileri-geri
ileri geri; git-geller gel gitler
acı kişnemeler-haykırışlar, hayat patinajları
dizginler zalimce çekilir gizli bir elle , 
yaşamak.. yaşamaya ilgini kaybetmiş 
ki'lere vura vura yapamadıklarımıza, sebeplerimiz 
dizilir bir bir
katılır, kaskatı kalırsın
öyle ki, yorgun umutsuz 
mecalsiz !..

z.d. saat 05:34

14 Şubat 2016 Pazar

14 Şubat için...


https://www.youtube.com/watch?v=IdZKQfcpFHI

28 Ocak 2016 Perşembe

Güle güle Colin !


Dingin sesin bir armağandı, üzgünüm..






6 Ekim 2015 Salı

Uykuya direnmek :)


sessizlik, 
gecenin cazibesi midir? 
sessizlik içinde, sessiz 
bir ses var, 
cezbeden? 
motor sesi, rüzgâr sesi.. geç
her ses kesildiğinde, kulağımda
çağıldayan, o başka ses 
neyin sesi.. ???

z.d. / 05:40

...
kalbimin sesi atar tik tak
saatin sesiyle şarkı söyler
müzik yükselir geceden
ay ve yıldız, yıldız yıldız
'gece karanlıkkk
eller birleşmişşş.....'
dinlerim, kendimi 
dinleyebildiğimce...............

z.d. / 05: 43

https://www.youtube.com/watch?v=qJB8vgwEaRg

   
     

6 Eylül 2015 Pazar

1 Eylül 2015 Salı

İlginçlik adına


     Zaman zaman bloguma bakıyorum. Soğudum, neden mi? Bazı bloglarda ilginçlik adına yapılanları gördükçe yazmak sıkıyor artık. Bir defter aldım, yazıyorum, oh kendim okuyorum. Güzel değil mi? :))

25 Mayıs 2015 Pazartesi

...


DİLLER KARDEŞTİR !


ne onun, ne onun
birbirine üstünlüğü yok
AYRI dili konuşan 
AYNI dili konuşandır,
insandır,
kardeştir
diller.

anlaşırlar bir şekilde

anlaşırlar her biçimde

z.d.

20 Şubat 2015 Cuma

...

17 ŞUBAT DÜNYA KEDİLER GÜNÜ..



12 Ocak 2015 Pazartesi

BUGÜN BLOGLARA BAKTIM :)

   
     Bu gece beni takip eden blog sahiplerinin bloglarına baktım. 20 üstü takip edenim var. Tek tek hepsinin sayfasını ziyaret ettim. Blog komşularımın çoğunun bloglarını kendi kaderiyle başbaşa bıraktıklarını, uzun aylar hatta yıllar öncesinden terkettiklerini farkettim. Onların dışındaki kalan az sayıda blog komşumun ise bloglarına yazmaya devam etmeleri ise inatçı ve konularında inançlı olduklarının delili. Uğranmayan, kaderine terk blogları izleyicilerim arasından silmeli miyim? Ne dersin MART KEDİSİ?

7 Ocak 2015 Çarşamba

GÖR BENİ... !



donuyorum,
bu nasıl bir ağırlık
uyku, uyanmamak

sıcak giysiler içindeki
insan
uzat kollarını

açım, dayanamam
uyku tatlı
küçük sığınağına
kucağına 
kucakla


olmadı mı?
rüzgarsız kuytuluk
cam kenarı
bir örtü
senden bir hayat bekliyorum
 

karda Kış'da
yalnız,

bırakma beni  

                    z.d.

4 Ekim 2014 Cumartesi

AĞLAMAK MI, BAYRAM MI? :(((



can almaktansa 
ağaç dik kardeşim, doğaya
Sonbahar Şenliğin olsun
şu bayramın

ağlamasın kuzucuklar
ağzı var dili yok bak garibin
yaşamaksa, onun da hakkı
gözlerimden, sızım sızım yaş aktı..
                          
                                                                                           z.d.





26 Ağustos 2014 Salı

Hayat, BİR GÖÇMEN KUŞ..



yine, Yaz sonu geldi !
hayat bir göçmen kuş misali
kaçmadan, son kuş uçmadan
atlamalı sırtına
arkasından bakmadan, kaderin
ele almalı, gurur yapmadan
iyi mi olur, kötü mü olur?
yaşayarak öğrenmek, en güzeli
korkmadan... !


z.d.



3 Ağustos 2014 Pazar

16 Temmuz 2014 Çarşamba

10 Haziran 2014 Salı

Ne pis şeysin sen öyle.. :)


 Manolya

her gün mü olur bu ?
ne pis şeysin sen öyle
her sabah temizlerim gölgeni
yine yine
iyi davranıyorum bak

ben sana böyle böyle
ölümle,
birgün toprağa düştüğümde 
sen de iyi davranacak mısın bana ?
haydi, söyle söyle..

z.d.

29 Kasım 2013 Cuma

Ağlama kurdum, kuşum ağlama.... :((((



...Hayat para değildir, hayat konfor-zevk alma, benden sonrası tufan anlayışı değildir..!  
 Hayat, insan, hayvan, bitki tüm canlıların özgür yaşam sınırlarına ve yaşam hakkına saygının, ihtiyacın olduğu kadarını tüketmenin bilinci;  tükettiğini yerine koyma çabasıyla geçen ve bir insanın ömrü boyunca süren, gelecek nesillere aktarmaya çalıştığın bir ilahi döngünün  "tabiatın" farkındalığıyla yaşama sorumluluğudur.. !!!

                                                                                                                 z.d.















28 Eylül 2013 Cumartesi

20 Eylül 2013 Cuma

8 Haziran 2013 Cumartesi

......... direnişe



hayat bir kelebeğinki kadar kısa
bir mevsim kadar kısa
yaprağın yeşillenip sararmasıyla
bitecek kadar kısa


 


"Özgür yaşamak istiyorum"
böyle, kısa bir hayatta
ne yapacağımı söylemeye hakkın var mı?
kimsin sen?




ben
kısacık kelebek ömrüm
rengarenk geçsin istiyorum
hür,
kanatlanıp uçarak
çiçekten çiçeğe..

 

                                      Z. D.



12 Mayıs 2013 Pazar

SEVGİLİ..


.. ANNE'mler GÜNÜ...



...yer, gök ağlıyor
anneler ağlamasın
dediler,

sebeb-i sen,
AĞLAMA demekle olmuyor
mertsen, yiğitsen
azıcık,
insan ol !
AĞLATMA, anam babam AĞLATMA
..............kahretme !!!

                                                z.d.


4 Mayıs 2013 Cumartesi

...HAYIR !

 
Yavru kedi HALA BÜYÜMEDİ..  :(
 
 
 
İçimden geldi, bir hikaye anlatayım:
 
 
      Mutlu bir kedi ailesi varmış. Bir baba kedi, bir anne kedi ve üç yavru kedicik. Kedicik dediğime bakmayın hikayenin geçtiği zamanda yavrular da epey büyükmüş hani, okullarını okumuş meslek sahibi olmuş, iyi kötü hayatta birşeyler yapmışmışlar bu kedicik dediğim üç yavru kedi.
     Gel zaman git zaman bir ayağını çukurda hisseden şu çok yaşamış Cuma'ları cami avlusundan eksik olmayan "ben dünyaya misafirim evladım" tarçın soslu baba kedi fingirdemeye kalkışmış. Ne anne, ne yavru kedilerin bundan hiç haberleri yokmuş. İnsana vurursan yaşı 83, kedi bab'ında insanla tokuşturursan kedi yaşı (ortalama 83/7=) 12 'ye denk gelen bu kart zampara baba kedi miouw'lamasının ahenginin değişmesinden değil Tanrı'nın temiz kullarına acımasındanmıdır nedir yakayı tesadüfen ele vermişşŞ...
      He kurban.. İşte Mart Kedisi, babası olan şu haylaz kart zampara kedi ile epey hırlaşmış olup, 2 aydır feci cozutuk durumda bulunmaktadır. NOKTA !



27 Nisan 2013 Cumartesi

BİLMEZDİM....DÜŞÜNMEZDİM.. !

   
     Ameliyathanenin yolu bize de gözüktü. Ne diyelim, paşa paşa yatacağız masaya... Ey ahali, geride kalanlara eyvallah, gelen sağlık olur inşallah !.. :)








23 Kasım 2012 Cuma

 

Seninle her şeye varım ben.....

 
video
 
          Dün geceden beri süren endişeli bekleyiş ve bugün geçirilen ciddi bir ameliyat. Kızkardeşim Kasım ayında doğum gününü kutladığı eşi başında endişeli saatler içinde.Umarım sonucu her açıdan iyi olur.
          İnsanlar bazan her açıdan sınanıyor sanırım. Şapkanı önüne koyduğun geçmişi ve geleceği için kıvranarak, bekleyerek, düşünmemeye  çabalayarak dualarla geçirdiğin zamanlar vardır. Hepimiz için o an ama en çok kardeşimin yaşadığı endişeli gün ve saatler şu dakikalar.
         Ve birkaç gün içinde evlilik yıldönümlerinin kutlanacağı 23 yıllık bir beraberliğin güzel anları. İnşallah herşey o zamana kadar toparlanır............. !!!
          Sağlıkla, nice yıllara diliyorum !
 
 
 
 
 
 
 
 

27 Eylül 2012 Perşembe

Bir Amazon Kraliçeliği...

.. BAL ARILARI ..
 



     Bal arılarını seyreyledikçe hayran kaldığımı söylemeliyim. İki yıl önce domates tozlaşması için almıştım. Giderek onlara derin bir ilgiyle bağlandığımı söylemeliyim. Erkeğin üreme amacıyla kullanıldığı ve bunun dışında hiç bir değerinin olmadığı mükemmel bir kadınlar topluluğudur bu birlik. Yöneticisinden, askerine, her işin dişi arılarca yapıldığı bir ülkedir burası..
     İş yoğunluğum yüzünden şimdilik bu kadar bahsedebileceğim. İnsan olarak büyük dersler almamız lazım bu küçük ama yaptıklarıyla büyük varlıktan.. :)


    

5 Eylül 2012 Çarşamba

..

 
İÇ İÇE, BİR SARMAN
 
 
 
......belli saatte gelir.
Bazan  belirsiz,
    o "merhaba" deyiş.
Genç değil, orta yaş sonu;
    gözleri pek de iyi görmüyordu.
Bazan çok tatlı, bazan gergin,
    bazan ne yapacağı belirsiz;
        anlaşılmaz.
Alışılmış ya da alışılamamış,
    anlaşılmış ya da anlaşılamamış.
Düşündükçe,
    yokluğu hissedilen;
        ne zamandır hayatımda var değil !
Gitti mi,
    bu bir terkediliş mi ?... :(

                                 z. d.
 
 
 

9 Temmuz 2012 Pazartesi

..

Sana..

   .. yazmalıyım!..dağlanmaktan yorgun kalbim.. korkuyorum beni görmenden..ya ay'sız gecelerde ya aydınlığın girmediği gölgelerden izlemekle geçiyor ömrüm pencereni...ha yandı ha yanacak ışığında gölgeni görmekle varlığına uzanamasam da mutlu olabilmek..
   ...sıcak odanın kucağında olmanı bilmek en güzel duyguları yaşatıyor, yağmur altında sırsıklam seni düşünürken..ıslak kedi ürkekliğinle her perde açışlarında sığınırken gölgelere; neden, biteviye eğik sokak lambasının solgun ışığıyla aydınlattığı kaldırımlara bakıyorsun?..
   ...uzun kirpiklerini hâyâl ediyorum göremediğim yüzünde, dudaklarının kırmızısını, burnunun fındıklığını; yumuşak, mesmersi yuvarlak yüz hatlarını..
   ...kesif dumanlar dolaşıyor sokağı bir baştan bir başa..rüzgârın bana kokunu getirdiğini mi hissediyorum?.. sen kokuyor bir anlık karanlığım, sarhoş oluyorum..
      Ellerini tutuyor düşlerim.................

                                                                                                      Zafer D.
                                                                                        
                                                                                             
                                                                                                                                                    

25 Nisan 2012 Çarşamba

..

.
... GİTMELİYİM
.
zamanı gelmişti, pılımı pırtımı toparlayıp gitmemin
hırçındı mizacım ve nar çatlağınca derindi yüzümdeki çizgiler
"acıtıyor, gitmelisin" dedi serseri
"dağınıklığını toparla, ardından laf etmesinler"
gitmek zordu,
bir an kendi ardımdan baktım toplanırken

mendilimle sildim gözyaşlarımı
gidişimi düşledim geride kalanların gözlerinden
"ağlama" dedi serseri "onlar kolay unuturlar,
unutamayan sen olursun hep geride kalanları"

kader, kısmet demişti biri, aklımda kalan bu iki kelime
bezgince tekrarladım "kader, kısmet"
kapatırken kapımı yüzüne
heybemi omuzladım.

...

bilinmeyene yolculuktu
ürküten gölgeleriyle sır yüklü ormanın patikaları
güneşin yollarına saptım, insanlara uzaklara, ağır ağır
"unut" dedi, "gör ki önünde bambaşka dünya"..

yürüdüm
tatlı ürpertilerle salınan çiçeklerin İlkbahar çayırlarına
elimle okşadım geçerken, biliyorum hepsi "aradığım sevgilinin"
gülen yüzleri, onun 
pembe beyaz kırmızı mor, her renk
"papatyalar, gelincikler, hercai menekşeler, laleler
kantaron sarısı"  bulamacı gülüşün..  

göçmen kuşların cıvıltılarınaydı o solgun neş'em
avare ve deli,
bir yaz mavisine doğru yitip
gittim.




Zafer D





18 Nisan 2012 Çarşamba

Aşkı Bekle Diyor Ah Kalbim..



video


aşkı bekle diyor, ah kalbim
sen de birgün elbet seversin
iki damlacık gözyaşının
birisi sen, biri o'dur


şafak vakti veya bir gece
gelecek o sana gizlice
söyleyecek yanan gözlerle
inan sevmek, işte budur
sevmeyi bil, kederi sil


korkma sakın, sakın yaşamaktan
sevmeyi bil, kederi sil
korkma sakın, sakın yaşamaktan
anla, kaçılmaz bu aşktan

..

bu şarkıyı söyleyeceksin
o pınardan hep içeceksin
bir kuş gibi yuva düşünüp
bulut bulut uçacaksın


güzel bir şey, sevdalı olmak
bu heyecan nurla yaşamak
kalbim diyor, o günü bekle
ışık saçan bir ümitle
sevmeyi bil, kederi sil


korkma sakın, sakın yaşamaktan
sevmeyi bil, kederi sil
korkma sakın, sakın yaşamaktan
anla, kaçılmaz bu aşktan

la rala la.. la rala la.. la rala la.....



Zeki Müren

24 Kasım 2010 Çarşamba

hop oynayı oynayı..

.. Bahça'da PEMPE DOMAT ... :)



..... Geçen yaz pembe domates dikme imkanım oldu.40 tohum yazlığın camlarla kapalı terasında fideye dönüştü.Tohumları nasıl diktiğimi, nasıl fideye dönüştüklerini uzun uzadıya anlatmanın manası yok bence.Toprağa ne düşüyorsa gereğini yapıyor toprak ana. Sanırım önemli olan onları erişkin, sağlıklı birer bitkiye dönüştürebilmek için bakım ve zararlılarla olan mücadele.. Ve tabiidir ki çokça ilgi ve sevgi gerek !
..... Kapalı teras ortamından dikime elverişli duruma gelen fideleri doğaya alıştırmadan aniden 5 kilometre ötedeki tarlaya götürüp o vahşi ortama dikmek hatasını yapmamak gerekti fakat ben bu hatayı yaptım. Tavsiyem kapalı bir ortamdan tarlaya götürüp dikmeden önce fideleri bahçenizde bir hafta kadar doğaya alıştırın. Bu birkaç ay evden dışarı çıkmamış bir insanın birden dışarı çıkıp şifayı kapmasına benziyor çünkü. Bitki dış ortam şartlarına sert rüzgara, bütün gün güneş ışınlarını tepeden görmeye ve börtü böceğe alışkın olmadığından sudan çıkmış balığa dönebiliyor, hırpalanıyor; yaprakları (akciğerleri) henüz gevrek olduklarından zarar görüyor..
..... Fideleri tarlaya fide kaplarından çıkartarak üçüncü şaşırtma olarak diktim (şaşırtma işlemi nasıl yapılıyor internet tarım sitelerinden öğrenebilirsiniz). Domatesleri, sırık ve geniş alana yayılacağı düşüncesiyle çapa ve meyva alışında sıkışmayacak biçimde bitki aralık mesafelerini tahminimce hasaplayarak diktim. Fakat dikme esnasında ilaçlama yapmadığımdan (kimyasal ilaçlama yapmayın) iki gün sonra domates fidelerimin bütün yaprak ve filizleri bitki bitleri tarafından istila edildi. Bitki bitleri bitkinin özsuyunu emerek beslenen asalaklar; yaprakların alt yüzeylerine yerleşiyorlar. Kimyasal ilaçlama yapmak istemediğimden organik ilaçlara da güvenmediğimden kırmızı acı pul biberi suda kaynatarak ve süzerek ilaç pompası ile domateslere, özellikle yaprak atllarını da yıkayacak biçimde sıktım. Büyük faydası oldu, acı biberin zararlı böceklere karşı bitkiyi koruduğunu gördüm (yaprak küfüne karşı içine bir kutu da asprin koymuştum). Ve bir dip not düşeyim: Arap sabunu düşünülenin aksine kimyasal bir maddedir, sakın kullanmayın.


..... Trakya'da yaz mevsimi bu yıl acaip geçti. Bol ve beklenmedik yağışlar bazan dolu bazan sel biçiminde tepemize inince, elden birşey gelmemenin teslimiyeti ile arkada kalanı toparlamaya çalışarak bu ürün mevsimini geçirdik. Her yağış ardından domates bitkisi kendisini toparladı fakat bitki biti istilası her yağış sonrası tekrar tekrar gerçekleşti. Bu açıdan bunu bilerek yağmur sonrası belirttiğim acı biber solüsyonunu yaparak pompayla bitkilere sıkınız (solüsyon acı olmalı, tadarak kontrol edin). Bol çiçek vermesine rağmen kaybettiğim 5 fide dışında kalan 35 domates bitkisinden 5-6 kilo domates alabildim. Bol çiçek veriyor fakat çiçekler meyvaya dönüşmüyordu. Bunda arı ve diğer faydalı böceklerin azlığı, sert rüzgar, kararsız hava durumu, acemiliğin getirdiği hazırlıksızlık (sulama, zararlı mücadelesi, toprak hazırlığındaki eksiklikler-toprak kireçlemesinin yapılmaması v.s) etkili oldu. Söylemeliyimki domates dikeceğiniz toprağın tarım kireci ile ph değeri düşürülmesi çok önemlidir. Sonbahar sürüşü esnasında bu kireç toprağa karıştırılır. Domatesin kireç sevdiğini unutmayın fakat abartmayın. Tarım kirecinin ne kadar atılacağını yine internet tarım sitelerini araştırarak bulabilirsiniz ki bu normal bildiğimiz kireç değil. Miktar vererek ben sizleri yanıltmayayım..
..... Resim çekmediğimden resimli bir sunuş yapamıyorum. Edindiğim tecrübelerin bir kısmını burada paylaştım. Önümüzdeki yıl için adım adım her aşamayı ve ne yaptığımı kısa notlarla buraya aktaracağım. Bu yüzden bu yazıda daha fazla detay vermem gereksiz olacak...
..... Doğayı korumak adına yapılan en küçük uğraş bile tabiat ana tarafından bir biçimde ödüllendiriliyor. Bu denli cömert olan doğaya karşı daha hassas ve bilinçli günler dileğiyle çocuklarımızı eğitelim. Tabiat, gelecek nesiller adına bize bir emanettir, emanete hıyanet ise affedilemeyecek bir durumdur. Sevgiyle....

6 Mayıs 2010 Perşembe

ONUN ADI LUSİ...

.

..... Sivas Kangal dişisi, . barınaktan aldığımız bir hatundur Lusi. !.. . Ailecek trafik kazası geçirmişler, annesi ölmüş. . Diğer kardeşlerinden sadece birini, o da dişi olduğundan alınmakta tercih edilmemiş kızkardeşini gördüm.
..... Lusi benim verdiğim bir ad. . Şu sıra 6,5 aylık. . Fazla dirençli değil. . Üç- dört defa top peşinde koşsun aşırı yoruluyor, . ön ayakları sarhoş misali birbirine karışıyor. . Trafik kazasının onda bıraktığı bir araz bu; . yürümesi bozuluyor, . zor adım atıyor.
..... Barınaktan aldıktan sonra veterinere götürdük. . Kuduz aşısı yapıldı; . on gün sonra ise parazit hapı almamız gerektiği söylendi, alacağız. . Bütün bakımları yapıldı. . Ailemizin bir ferdi oldu. . Gerçi bize geldiğinin dördüncü günü bahçenin kafes telleri arasından doğasının dürtüsüne uyarak, . dışarıdan gelen çağrılara bi'gâne kalamayıp kaçtı. . Ertesi gün bulduğumuzda ayakta duracak hali yoktu. . O bitkinlikle 2 gün yattığı yerde kaldı. . Yemek verdiğimizde ayağa zorlukla kalkıyor, . zor adım atıyordu. . Şimdi düzeldi ve eski neş'esinde..
..... Bugün bize geldiğinin yedinci günü; . inşallah uzun yıllar bizimle kalır diliyorum..
..... Ailemize hoşgeldin Lusi'cik.. . :)
.

.

.
.

11 Nisan 2010 Pazar

Uyuyamadım, takıldım..


.


..... Gecenin ikisinde yatağımdan kalkmamın bir sebebi var. . Biri sözcüklere aşık olmuş. Hayır, . güzel sözcüklerin ardındaki kişiye demeliydim. . Güzel cümlelerin sahibine aşk duymak.. . Öyle ki : . "Lütfen, . lütfen bana söyleyin. . Kim bu aşık olduğunuz? . İnanın kimseye söylemem" . demiştim. . Sonra içimden sözcüklerime gülmüştüm.

..... Bir sinema filminde iyi karakterin sahibi oyuncunun, .gerçek hayattaki kişiliksizliğiyle çarpılmak olmalı herhalde; . güzel sözcükler gerisindeki kişinin hayâlkırıcı gerçekliğiyle karşılaşmak. .En iyi şairler en kötü aşıklardır genelde ya da en iyi yazarlar en şahsiyetsiz kişilerdir; .kuru yanında yaşları yakmayıp azınlıkta kalanları tenzih ederek tabiî. .Karakterlerindeki zayıflıkları, .şiirlerindeki kelimelerle, .yazılarındaki güzel cümlelerle onarırlar. .Her güzel tümcenin gerisinde eksik benlikleri.. .Ve her güzel kelime, olmayı hayâl edilen insanın ağzından dökülen sözcükleridir.

..... İyi yazarlar, .gerçek hayattaki yetersizliklerinden kendi yarattıkları güzelliklere sığınırlar. .Güzel yazmak, .sahnede bir oyuncunun rolünü iyi oynamasıyla eşdeğerdir. .Perde kapandığında soyunma odasında, .aynadaki gerçeğine bakar bulur kendini. .Kendi görüntüsünden hoşnutsuzluğa karşın, .girdiği rolle topladığı beğeniyi tekrar bulmak, .bir sonraki güçlü sahneye çıkış arzusuna sebeptir. .Tıpkı yazarın yeni bir yazıyı kaleme alışının, .şiddetle başkası olmayı arzulamasındaki güçlü isteği gibi.
..... O halde niçin güzel yazan birine bu aptalca aşk? .Kendini tamirle meşgul birine, .bu yüceltiş duygunuz?!.. . "Lütfen, .lütfen bana söyleyin. .Kim bu aşık olduğunuz? .İnanın kimseye söylemem. .Yaşadıkça.. .!"...
.

Not: . Yazıdaki anlaşılmayan cümleler ve anlam bozuklukları için özür.. . Gecenin 2.50'sinde bu kadar yazılabiliyor.. . Uykusuzum..

.......................................................................... Zafer D.
..
.

3 Mart 2010 Çarşamba

Bahçemdeki KAKTÜS GÜZELLERİNDEN..

.
.
.....
Radyasyona kaktüüSS .. :))
.
..... Efendim bilgisayar ekranı önüne kaktüs koyarsanız ekran radyasyonunu emermiş. . Ne kadar doğrudur bilemem ama ben ekranın iki köşesine de birer tane minicik kaktüs koydum. . İspatlı şahidi şu imiş ki: . Radyasyonu eliminize etsin diyerek atom santrallerinin çevresine kaktüs dikerlermiş.. !!!
..... Bana mantıklı geldi. . Size de geldiyse çiçekçiye bir koşu'gidiverin, . iki ufacık-tefecik kaktüs kapıverin. . Ucunda sağlık var, . benden söylemesi.. . :)
..... Kaktüs güneşi sever, . gölgede tutmayın. . Yılda bir defa çiçek açıyor ve çoklukla bu açma mevsimi yaz mevsiminin Temmuz Ay'ı içerisine rastlar; .bir hafta-onbeş gün kadar peşpeşe tomurcuklarını çiçeklendirir. .Saksınızın su koyduğunuz toprağını biraz eşeleyin ve buraya bir buçuk santim kadar kalınlıkta deniz çakılı koyun; . kaktüsünüz hem yan yatmaz hem de çakıllar rutubet tutucu ve dekoratif görüntü verirler. . Çok su istemiyor garibim, . hani su vermeyi unuttum ne olacak korkusu duymazsınız. . Pörsümesi susuz kaldığını gösterir. . İçeriden pencere denizliklerine de konabilir bahçenizde de kalabilir. .Yalnız aşırı soğukta dışarıda tutmayınız..!
..... Kaktüs dikimi kolaydır. . Resimde gözüken kaktüsün çevresindeki yavrularını elinize kalınca bir bahçe eldiveni giyerek kopartın. . Küçük bir saksı toprağına biraz gömmeniz yeterlidir.
.






















.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.